Ülkü Aker'in Fransızcadan uyarladıkları

-
Aa
+
a
a
a

Bu haftaki programımızda; 8 Mart’ta aramızdan ayrılan Ülkü Aker’in Türkçeye uyarladığı parçaların orijinallerini Linda de Suza, Nilüfer, Enrico Macias ve Charles Aznavour gibi isimlerden dinledik.

Ülkü Aker

Açılışı Vicky Leandros'a, Lüksemburg adına yarıştığı 1972 Eurovision Şarkı Yarışmasında birinciliği getiren Après toi adlı parçayla yaptık. Parçanın sözleri Ülkü Aker imzalı Türkçe uyarlamasını, geçtiğimiz yıllarda Fransız Öpücüğü’ne de konuk olan Ayla Algan, Aşk mı bu? adıyla seslendirmişti. 1943’te, İstanbul’da dünyaya gelen Ülkü Aker, şarkı sözü yazmaya altmışlı yılların sonunda başlamış ve kendisiyle aynı dönemde birçok unutulmaz aranjmana imza atan Fecri Ebcioğlu, Sezen Cumhur Önal ve Fikret Şeneş’le birlikte, ülkenin en başarılı söz yazarları arasında anılmaya başlamıştı. Sadece pop müzikle sınırlı kalmadı Aker’in söz yazarlığı ve Türk Sanat Müziği ve arabesk gibi türlerde de birçok şarkı sözü kaleme aldı sanatçı. Hatta sözlerini yazdığı ilk şarkılardan biri de, Nesrin Sipahi tarafından seslendirilen ve günümüzde artık Türk Sanat Müziği klasiklerinden biri olarak kabul edilen 1969 tarihli Suat Sayın bestesi Yeni Bir Aşk Arıyorum’du. Ülkü Aker’in pop müzik tarzındaki şarkı sözlerinin büyük çoğunluğunu yukarıda da belirttiğimiz gibi yetmişli ve seksenli yıllarda piyasaya çıkan ve Ajda Pekkan, Nilüfer, Ayten Alpman ya da Seyyal Taner tarafından yorumlanan "aranjmanlar" oluşturuyordu. Aker’in altmışların sonunda sözlerini yazdığı şarkılardan biri de Marie Laforêt’nin 1967 tarihli Mon amour, mon ami adlı parçasından uyarlanan ve Gönül Yazar tarafından yorumlanan Çapkın Kız’dı. Derya Bengi’nin 60’lı Yıllarda Türkiye: Sazlı Cazlı Sözlük kitabında belirttiğine göre, Aker’in yazdığı sözler şarkının yayınlandığı dönemde bir hayli müstehcen bulunmuş. Kitapta bundan şöyle bahsetmiş Bengi: “Rauf Tamer’in Tercüman gazetesindeki Müstehcen Şarkılar Türkiye’yi istila etti başlıklı yazısında verdiği örnekler arasında Çapkın Kız da bulunuyordu. Öyle şarkılar vardı ki Çocuk eğitimine, aile kurallarına, Türk örf ve adetlerine aykırı sözlerle doluydu. Çalışma azmi, insanca duygular, hayat mücadelesi, meslek ve başarı gibi kutsal mevhumlar “Boş vermişim” dünyaya şarkısıyla silinip süpürülüvermiş ne yazık. Arkadaşımın aşkısın adlı şarkıda düpedüz harama karşı duygular iştahla dile getiriliyor. Sekiz-dokuz yaşındaki kızlar mahalle arasında avaz avaz bağırıyorlar: Her gün başka sevgili bulurum, Aşka inanmam sevgiye kanmam Hiç kimseye bağlanmam diye”. 

Ülkü Aker’in kaleme aldığı pek çok şarkı sözünde tıpkı bu parçalarda olduğu gibi özgür, güçlü ve bağımsız kadınlardan bahsediliyor. Bu anlamda sanatçının Türk pop müziğinde feminizm temasını işleyen, daha doğrusu bu temanın popüler müziğe girmesini sağlayan ilk söz yazarlarından biri olduğunu söylemek yanlış olmaz. Philippos Nikolaou’nun Megie Mele isimli parçasından uyarlanan ve Ajda Pekkan tarafından seslendirilen Sana Ne, Kime Ne, içinde geçen "Hür doğdum, hür yaşarım" dizesiyle 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşlerinin vazgeçilmezlerinden biri haline gelirken Yunancadan uyarlanan ve Semiramis Pekkan tarafından kaydedilen Bir Gün Elime Düşersin“Yalvarırsın af dilersin, Seviyorum seni dersin, Bir gün elime düşersin” sözleriyle erkeklere gözdağı niteliği taşıyordu adeta. Bu şarkıdakine benzer bir temaya Enrico Macias’ın Pourquoi parler d’amour? adlı şarkısından uyarlanan ve Nilüfer tarafından seslendirilen Selam Söyle’de de rastlamak mümkündü. Macias’ın orijinalinde: “Birbirimizi seviyorken aşktan bahsetmeye ne gerek var” dediği parçanın Aker versiyonunda Nilüfer: “Git ona git benden selam söyle, aramasın artık hiç beni öyle, son pişmanlık fayda etmez, git ona söyle” diyordu. Yine bir Enrico Macias uyarlaması olan Son Verdim Kalbimin İşine’nin orijinal sözleriyle Aker’in kaleme aldıkları da birbirinden oldukça farklıydı. Macias’ın, sözleri Jacques Demarny imzalı Je suis content pour toi adlı şarkısının kahramanı yakın bir arkadaşına seslenerek “Tüm kalbimle mutluyum senin için, senin mutluluğun bana neşe veriyor” derken Ülkü Aker’in Türkçe versiyonunda Seyyal Taner: “Son verdim kalbimin işine, Olmaz olsun onun, aşkı sevgisi de Her gün yeni bir aşk arıyor, Kendini bilmem ki, ne sanıyor, Kararlıyım onu bırakmaya, Tak dedi artık canıma” sözleriyle kalbine karşı şikayetlerini dile getiriyordu. 1976’da bu parçanın devamı niteliği taşıyan sözleri yine Ülkü Aker imzalı Demis Roussos uyarlaması Kalbimi Affettim’in de Seyyal Taner tarafından seslendirildiğini hatırlatalım.

Enrico Macias’ın bunlardan başka onlarca şarkısı da Türkçeye uyarlanmıştı altmışlı ve yetmişli yıllarda, bunlardan biri de 1979 tarihli Le violon de mon père’di. Şarkı Türkçeye Ülke Aker’in yazdığı sözlerle Hey Gidi Günler adıyla uyarlanmış ve yine Nilüfer tarafından kaydedilmişti. “Bizler mi bilmem ki yoksa zaman mı değişti, O güzel günler hangi köşelerde gizlendi” dizeleriyle yoğun bir nostalji duygusu yaşatan parçanın orijinalinde de yine geçmişe duyulan özlem söz konusuydu ama bambaşka bir temayı işliyordu Jacques Demarny imzalı sözler. “Size üç neslin hikayesini anlatabilir ama o sadece bir keman değildir, çocukları sallar, büyükleri evlendirir, o tüm ailenin dostudur” dizeleriyle Enrico Macias’ın kendisi de bir müzisyen olan babası Sylvain’in ve onun kemanını öyküsünü anlatan parça, “Bir gün bana bir gitar aldı eğleneyim diye, o günden beri terk etmedim onu, Bana şarkı söyleme hevesini veren o oldu, ben de bunu paylaşmak istiyorum sizinle” sözleriyle otobiyografik bir hal alıyor ve Macias’ın müziğe nasıl ilgi duymaya başladığıyla ilgili ipuçları veriyordu. Bunun yanı sıra: “Geleceğimizi aramak için bindiğimiz gemide, hatıralarımızı emanet ettik o kemana, o sakladı bunları başarıyla, sormanız yeterli ona eğer şüpheniz varsa” sözleriyle de 1961’de Cezayir’den Fransa’ya yaptığı zorunlu göçten söz ediyordu Enrico. 

Türk pop müziğinde repertuarında aranjmanlara en fazla yer veren isimlerden biri de Ajda Pekkan. Haliyle onun da Ülkü Aker’le de yolu sık sık kesişmiş. Örneğin 1986’da, onun kaleme aldığı sözlerle bu kez bir Charles Aznavour uyarlamasını kaydetmiş Ajda ve onun çok faza tanınmayan Une idée (Bir fikir) adlı parçasını ertesi yıl Beni de adıyla yorumlamış. Aznavour şarkısında: “Önce sesi yoktur bir fikrin, ama yavaş yavaş ağırlaşır, olgunlaşır, takipçi kazanır, kabul edilir mantıklı geldiği sürece, yabancılaştırır bir fikirden bile korkanları” sözleriyle bir fikrin gelişim sürecinden bahsederken parçanın Türkçe uyarlamasında Ülkü Aker: “Beni de düşünceler alır birden, Korkutur hep gelecekten, Ve her gün yeniden yaşadığım sevginden” diyerek konuyu farklı bir açıdan ele almış. 1996’da ise yine Ajda Pekkan için bu kez Patricia Kaas’ın 1993’te piyasaya çıkan Jojo adlı şarkısını Korkusuzum adıyla Türkçeye uyarlamış Aker. Şarkının sözleri Didier Barbelivien imzalı orijinalinde “Bırak içmeyi, ayyaş, Alsace ve Bourgogne şaraplarını, sana ne olduğunu söyleyeyim bu akşam, Sen kralısın bar tezgâhlarının” sözleriyle sevdiği kadın tarafından terk edildikten sonra kendini alkole vuran bir adamdan bahsedilirken, Ülkü Aker: “Ne ağrısın başım, Ne aksın gözyaşım, Ben yıllardan beri, Benle barışmışım, Bazen kaybetmişim, Bazen kazanmışım, Ben yıllardan beri, Benle yarışmışım” dizeleriyle bir kez daha cesur, özgür ve kendine güveni yüksek bir kadın portresi çiziyordu. 

Linda de Suza’nın sözlerini Billy Bridge’le birlikte yazdığı otobiyografik özellikler de taşıyan parçası Face à face (Yüz yüze / Karşı karşıya) 1980’de piyasaya çıkmıştı. Daha önce de birkaç kez bahsetmiştik: Linda de Suza, Portekiz’den Fransa’ya göç etmiş ve burada ilk başlarda sıkıntılı şartlar altında yaşamış, göçmen olmanın tüm zorluklarına göğüs germek zorunda kalmıştı. Bu şarkıda da: “Bugün karşı karşıyayız işte, İçimiz dışımız bir ama yüzümüzde sahte bir gülümseme, biraz da rahatsızız haliyle, çünkü beni üzdünüz geçmişte, o kenara atılan kız değilim artık, silinip giden o ben yok şimdi, benden çaldığınız mutluluğu, bugün paylaşabiliriz belki” sözleriyle o günleri anıyor ve Fransa’ya ilk geldiğinde kendisine kötü davrananlara sitem ediyordu. Şarkının, sözleri Ülkü Aker imzasını taşıyan Söyleyemedim adlı Türkçe versiyonunda ise yine bir geçmişe özlem duygusu göze çarpıyordu. “Nasıl da çabuk geçti o günler, Koştum peşinden, yetişemedim, Güzel bir söz vardı dilimde, Çok istemedim, söyleyemedim” dizleriyle ise insanın sevdiği kişiye açılma fırsatını yakalayamamasından doğan pişmanlığa vurgu yapılıyordu. 

1973’te Lüksemburg'a Eurovision Şarkı yarışmasında büyük ödülü getiren Tu te reconnaîtras, Ülkü Aker’in kaleme aldığı sözlerle Göreceksin Kendini'ye dönüşmüştü ki hem bu isim hem de şarkının sözleri, orijinal versiyonla bir hayli uyumluydu. Şarkıyı Eurovision’da, bir dönem sık sık Türkiye’ye de gelip plaklar kaydeden ve Fransa’dakinden daha büyük bir şöhrete kavuşan Anne-Marie David seslendirmişti. Bununla birlikte Derya Bengi’nin Yetmişli Yıllarda Türkiye: Sazlı Cazlı Sözlük adlı kitabında belirttiğine göre Anne-Marie David’in yıldızı, şarkının Türkçe versiyonunu seslendiren Nilüfer’le nedense pek barışmamış. Bengi kitapta ayrıca “Anne-Marie David 1975’te Eurovision Türkiye finallerinde Nilüfer’in yarışacağı şarkıya menajerleri kanalıyla çalıntı diye çamur atarak Boşver isimli bu şarkıyı yarı yolda yarışmadan çekilmek zorunda bıraktı. Olayın bir kıskançlıktan mı yoksa menajerler arasındaki bir husumetten mi kaynaklandığı pek anlaşılamadı. Öyle ya da böyle favori gösterilen Nilüfer çeklince, meydan Semiha Yankı’ya kaldı“ diye de eklemiş. Semiha Yankı’nın şarkısı Seninle bir Dakika da hatırlayacağınız gibi sonuncu olmuştu yarışmada. 

1962 yılında Amerikalı oyun yazarı Eugene Raskin, 1926 yılına ait ünlü bir Rus melodisine İngilizce sözler yazmış ve parça Those were the days adıyla ilk olarak The Limeliters grubu tarafından kaydedilmişti. Şarkının şöhrete kavuşmasını sağlayan ise 1968 tarihli Mary Hopkin yorumu oldu. Bu yorumun piyasaya çıkmasından sadece iki ay sonra Dalida, Eddy Marnay’nin yazdığı sözlerle parçanın Le temps des fleurs adını taşıyan Fransızca versiyonunu yayınlayacak, şarkı 1968’den itibaren farklı söz yazarları tarafından defalarca Türkçeye uyarlanarak Semiramis Pekkan, Erol Büyükburç, Ömür Göksel ve Ajda Pekkan gibi isimlerce kaydedilecekti. 1970 tarihli Üzüntüyü Bırak Yaşamaya Bak adlı Ülkü Aker imzalı uyarlamayı yorumlayan isimse Gönül Turgut olmuştu.

Kaynaklar:

- 60’lı Yıllarda Türkiye: Sazlı Cazlı Sözlük – “Dünya Durmadan Dönüyor”, Derya Bengi, 2017, YKY

- 70’li Yıllarda Türkiye: Sazlı Cazlı Sözlük “Görecek günler var daha”, Derya Bengi, 2020, YKY

 

Şarkıcı / YorumcuParça AdıAlbüm AdıSüre
Vicky Leandros Après toi Vicky Leandros 3:31
Marie Laforêt Mon amour, mon ami 1966-1968 2:20
Alain Barrière Emporte-moi Triple Best Of 4:18
Nilüfer Pourquoi parler d'amour? Sürprizler 2:56
Enrico Macias Je suis content pour toi Un grand amour 2:10
Enrico Macias Le violon de mon père Olympia 2003 3:37
Jean-François Michael Si l'amour existe encore Jean-François Michael 3:26
Charles Aznavour Une idée Embrasse-moi 2:37
Patricia Kaas Jojo Je te dis vous 3:21
Linda de Suza Face à face Face à face 3:02
Mireille Matiheu Bravo, tu as gagné Une vie d'amour 4:37
Anne-Marie David Tu te reconnaitras Tu te reconnaitras 2:39
Dalida Le temps des fleurs Les 50 Plus Belles Chansons 4:01